Özgür Yazılım Günleri 2013

5 Nisan 2013 günü Bilgi Üniversitesi Özgür Yazılım Günleri açılışında yapılan konuşmanın biraz genişletilmiş hali.

Kısa Tarihçe

Ülkemizde Linux Çamiası oluşumu 1993 sonunda linux@bilkent.edu.tr ve ODTU’deki kardeş liste ile başladı . Daha sonra bilkent listesi devam etti. 1992′de tek tük bireysel çabalar olsa da bu ilk örgütlü çaba idi. Aslında, bilkent arsivlerinde 91 den itibaren Özgür yazılımlar, esas olarak Tricle’den Unix_C dizininden seçilmiş GNU yazılımları bir e-posta temelli dosya sunucusu olan Bilserv ile sunulmaya başlamıştı. İnternetin 12 Nisan 1993′de Üniversite çamiasına açılması ve Linux yazılımlarının sunulmaya başlaması ile yavaş yavaş camia oluşmaya başladı. Ülkemizde İnternet ve Linux/Özgür yazılımın gelişmesinde içiçe geçmiştir. 2001 öncesi Linux@bilkent.edu.tr nin yazışmaları büyük ölçüde http://listweb.bilkent.edu.tr/linux/ adresinde bulunabilir.

Linux camiasının ilk fiziki buluşması ise 1995′de yapılan ilk “Türkiye’de İnternet” Konferansında (inet-tr’95) http://inet-tr.org.tr/inetconf/ gerçekleşmiştir. Konferansın tarihi belli olduktan sonra Yavuz Selim Kömür’ün Akdeniz Üniversitesinde açtığı bir liste kanalıyla, Linux Camiası hazırlık yapmıştır. İnet-tr’95 2 gün yapılmış, ilki Bilkent Üniversitesi Müzik Fakültesi salonunda tek salonda yapılan oturumlarla gerçekleşmiş, 2. gün ise Mühendislik Fakültesinde paralel oturumlarda gerçekleşmiştir. Linux camiası 2. gün, Bilgi İşlemde bir araya gelmiş ve bilgi ve deneyim paylaşımı olmuştur. 1996 yılında Yeditepe Üniversitesinde yapılan inet-tr’96 öncesi linux.org.tr açılmış, konferansta bir Linux Laboratuvarı kurulmuş, demo ve eğitimlere başlanmıştır. ODTÜ’de yapılan 3. İnternet Konferansında ise çok daha kapsamlı Linux etkinlikleri olmuştur. Geniş bir linux labı kurulup, kullanıcıların kullanıma sunulmuş, bir Linux CD’si ve bir linux kitabı dağıtılmıştır. İnet-tr’98 de ise Turkuaz CD ve kitabını dağıttık. Turkuaz ilk Türkçe Linux dağıtımı idi ve Redhat temelliydi. Artık inet-tr de linux en az 1 salonu kendine ayırıyordu. 1999′da Akademik Bilişimle birlikte Linux oturumları yılda 2 etkinliğe çıkmıştı. İnternet Haftasında Linux eğitimleri ve Gezici seminerlerle Anadolu da Linux ve Özgür yazılım seminerleri başlamıştı.

Artık bağımsız, sadece Linux ve Özgür yazılımın kapsanacağı etkinliklerin vakti gelmişti. LKD henüz kurulma sürecindeydi. Aslında 2000 yılında kurucu ekip ilgili makamlara başvurmuştu. 2001 yılı aralığında ODTU IEEE deki arkadaşlarımız öncülüğünde “Linux ve Serbest Yazılım Konferansı” ile yapıldı. LKD de o günlerde ilk Genel kurulunu yaptı ve “Linux Şenliği” fikrini dile getiren Ahmet Derviş, Şenlik Komitesi başkanlığına atandı. Mayıs 2002 de Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde 3 salonda 4 günlük “Linux ve Özgür yazılım Şenliği”ni yaptık. Türkiyenin her tarafından gelen 1500 civarında katılımcı ile içinde oyun yarışması, Film gösterisi, Piyano dinletisi; kapanışında sucuk ekmek partisi de olan çok eğlenceli ve başarılı Şenlik oldu. Sırasıyla Yıldız Teknik Teknik Üniversitesi (2003), Milli Kütüphane (2004, 2005), ODTÜ (2006,2007) ve Ege Üniversitesinde (2008) Linux Şenliğini yaptık. 2008′de Ankara’da ETÜ’de Özgür Yazılım Konferansı da yaptık. Biz Şenlik Yaparken, Bilgi Üniversitesi de Açık Yazılım Günleri (Open Days) adıyla, ulusları konuşmacıları (Stallaman, Murduck gibi) getirdiği etkinlikler yapıyordu. Biz LKD olarak, bu etkinliğine elimizden gelen desteği veriyorduk. 2009′da iki etkinliği birleştirmeye karar verdik, ve “Özgür Yazılım ve Linux Günleri” olarak birlikte yapıyoruz. Biz LKD olarak “Özgür Web Teknolojileri”, ve “Linux Kampı” etkinliklerine devam ediyoruz. Son yıllarda Akademik Bilişim öncesi 4 gün süren kurslar Linux ve özgür yazılım konularında oluyor.

Linux ve Özgür Yazılım Ekosistemi

LKD’nin 1000 civarında üyesi var. LKD dışında Alternatif Bilişim Derneği, Pardus Kullanıcıları Derneği ve PHP Geliştiriciler Derneği Özgür Yazılım Ekosistemi içindeler. Linux ve Özgür yazılım eko sistemi içinde yazılım geliştiren, çözüm üreten, eğitim ve destek veren 47 firma linux.org.tr portalında listeleniyor. 15 Yerelleştirme Grubu özgür yazılım dünyasında çeşitli dağıtım ve yazılımlara destek oluyorlar. 8 tane e-dergi Özgür yazılıma destek oluyor. Buna şu anda durmuş olan Penguence ve çeşitli üniversite klup dergileri dahil değil.Bazıları çeviride olsa Özgür yazılım alanında 29 Türkçe kitap söz konusu. Türkiye Özgür Yazılım dünyası 11 Özgür yazılım çıkartmıs, bazıları atıl durumda. 87 adet özgür yazılım projesi canlı, geliştirmeye devam ediyor. 37 özgür yazılım projesi ise duraklamış durumda.

Dünyqda ise 1 milyon Özgür yazılkım projesi ve 10 milyon civarında geliştirici söz konusu.

Özgür yazılım Niye Önemli?

Dünya üzerinde 1 milyon civarında özgür yazılım projesi var, ve bunları geliştirmek için 10 milyon civarında insan kendini açık ortamlarda geliştirici olarak kaydettirmiş, ve yazılımlara destek olmaya çalışmaktadır. Bizler Özgür yazılımın ülkemiz için İstihdam, Tasarruf, Güvenlik ve Rekabet için önemli olduğunu düşünüyoruz. Özgür yazılımlar ticari yazılımların kalitesine çoktan ulaştı, yer yer onlardan çok daha başarılı konumdadır. Özgür yazılım, bireyler, kurumlar ve ülkeler için ciddi bir tasarruf sağlayacaktır. İşletim sistemi ve ofis yazılımlarına verilen lisans parası bile yeteri kadar büyüktür. Kaldı ki özgür yazılımlar, en kritik işlere de taliptir. Bunları daha mütevazı donanımla da yapabilirler. Özgür yazılımların açık kaynaklı oluşu, yazılım geliştirme camiasının büyüklüğü bunların pek çok insan tarafından kontrol edilmeleri nedeniyle daha güvenli olacağını ortaya koyuyor. Avrupa Birliği, güvenlik yazılımların açık kaynak temelli olmasını öneriyor. Güvenlikle ilgili algoritmaların yayınlanması, ve açık ortamlarda tartışılması, onların güvenli olması için gerekli görülmüştür. Özgür yazılımların ücretsiz oluşu, bunların uyarlanması ve desteğini ucuzlatmakta, bu ise bir yandan istihdam olanaklarını artırmakta, öte yandan bilişimin daha çok kurum/firma tarafından kullanılması ve bu yolla katma değer artmasına neden olmaktadır. Yazılım bileşeni olan her üründe özgür yazılımın hem geliştirme maliyeti hemde lisans maliyeti açısından ciddi bir avantaj sağlayacağı, bunun ise ülkenin rekabet gücünü artıracağı açıktır. Android’in bu hızla yaygınlaşmasın nedeni tabii ki açık kaynak oluşudur. Ayrıca, özgür işletim sistemleri ve özgür yazılımlar, bilişimi öğrenmek isteyenlere devasa bir laboratuvar ve milyon ölçüsünde inceleyebileceği, uyarlıyabileceği yazılımlar sunmaktadır. Bu ise bilişimci yetiştirmek için ciddi bir olanaktır.

Özgür yazılımın Yansımaları

Özgür yazılımın temel felsefesi açıklık, paylaşım ve daha önceki çalışmaların üzerine yenileri kurma düşüncesi bilimin ve yaşamın pek çok alanında yansılanmıştır. Bunların başlıcaları, bilimsel makalelerin paralı dergilerin astronomik fiyatlarından kurtarmayı hedefleyen Açık Erişim, ders malzemeleri paylaşan Açık Ders Malzemeleri, bunun gelişmiş hali olarak MOOC (Massive Online Open Courses), dünyanın her tarafına sunulan, ücretsiz, sertifikalı çevrimiçi dersler, patentleri paylaşmaya hedefleyen Açık Biyoloji, çeşitli Açık Kitap Projeleri, çeşitli Açık Bilim Projeleri, Açık İlaç Geliştirme Platformu‘nu sayabiliriz. Ardino ve RaspberyPi’ın başını çektiği Açık Donanım, edX’in MOOC’un kurs geliştirme SDK’sı olan Xblock yazılımı özgür yazılım olarak kamuya açıldı. Binlerce kişinin katkısıyla üretilen Wikipedia, OpenStreetMap ve Stanford Felsefe Sözlüğü kitlelerin ürettiği ve insanlığın ortak malı projelerdir. Creative Commons kültür, sanat ürünlerinde kullanılan özgür yazılım çıkışlı lisans ailesidir.

Pardus ve Fatih Projeleri

Bu iki proje ülkemiz Bilişimi için önemli projelerdir. Pardus 2002 de Başbakanlık tarafından başlatıldı. 2012 yılında yönetim değişikliği ile ciddi sekteye uğradı. Bünyesindeki tüm araştırmacıları kaybetti. Pardus’un özgün bütün projeleri, başta paket yönetim sistemi Pisi bırakıldı. Pardus eko sistemini kapsayan bir Çalıştay’da, fiilen Yürütme Kurulu olarak çalışacağı vadedilen bir Pardus Danışma Kurulu kararı çıktı ve pardus yönetimi bunu uygulama sözü verdi. Sonra MSB sözleşmesi gerekçe gösterilerek, debian temelli, hiç bir özgün pardus bileşenin yer almadığı bir debian dağıtımı Pardus olarak dağıtıldı. Pardus Danışma Kurulu bir kere gayri resmi toplantı, daha sonra hem resmi olarak hayata geçmedi ve çalışmadı. Bu arada pardus projesi, Ulusal İşletim Sistemi adlandırmasından “Fatih için Pardus” projesi haline geldi.

Fatih Projesi 2010 Kasımında okullarda İnternet Altyapısını geliştirmek, sınıflara etkileşimli tahta ve bazı gereçleri getirmek ve öğretmenlere dizüstü bilgisayar dağıtma projesi olarak başladı. 2011 seçim kampanyası sırasında bir tablet projesine dönüştü. Bugüne kadar pilot olarak 17 ilde 57 okulda deneniyor. Etkileşimli tahta 85 bin sınıfa yerleştirildi. Ama, proje bileşenleri henüz hazır değil. Öğretmen eğitimi, ders içerikleri, sınıf içinde kullanılacak, değerlendirme ve izlemeye yönelik yazılımlar henüz hazır gözükmüyor. Proje öğretmen, öğrenci ve velilere tanılan özgürlük açısından sorunlu. Daha da önemlisi, tabletlerin ülkemizde kurulacak bir fabrikada en az 50% yerli katkı ile üretilmesi gündemde. Proje yönetimi, halkla ilişkileri, üniversite ve eğitim camiası ile ilişkiler ciddi bir endişe kaynağı. Projenin kapsam, hedef, ve yol haritasını içeren bütünsel bir dokümanı yok. Bu çapta bir proje dünyanın hiç bir ülkesinde yok. Projenin başarısız olması ciddi bir tehlike. Benim samimi korkum, projenin dünya ölçeğinde “Nasıl Yapmamalı” için bir aday olması.


Türkiye olarak Ne Yapmalı ?

Özgür Yazılımın gelişmesi, bilişim sektörünün gelişmesi, ülkenin rekabet gücünün artması ve ülke kalkınmasına katkı sağlaması için ne yapılmalı konusunda bir kaç noktayı belirtmek isterim. Her yurttaşın özgür yazılımla tanışması, özgür yazılım ürünlerinin farkında olması için STK’ların okulların ve kamunun üzerine düşen görevler var. En başta her kademede okullarda özgür yazılımla, tanışma, çalışma becerisi kazandırma hedef olmalı. Her ilkokul, ortaokul öğrencisi, hem işletim sistemi hemde bireysel kullanım konusunda temel becerileri kazanmalıdır. Her kademede verilen bilişim eğitimi, markadan bağımsız, kavram temelli olmalı, ve öğrenci farklı markalarla çalışabilecek beceriyi kazanmalı. Bilgisayar Meslek Lisesi, Bilgisayar/Bilişim Meslek okulları ve bölümlerinde özgür yazılım dünyasıyla tanışmalı, özgür yazılım araçlarıyla yazılım geliştirme becerisini kazanmalı. Kamu kurumları, kendi gereksinimleri karşılarken, özgür yazılıma eşit şans vermelidir; ihale şartnameleri bir markayı tarif etmemelidir. Güvenlik yazılımlarında, özgür yazılımlara özel ilgi gösterilmelidir.

Ülkenin Bilişim Stratejisinin bir parçası olarak Özgür Yazılım Stratejisi oluşturulmalıdır. Bununla birlikte Özgür Yazılım Konseyi adıyla bir yapı oluşturulmalıdır. Konsey, Kamu, Özel Sektör, Üniversiteler ve STK’ların olduğu, süreklilik arz eden, bir diyalog, danışma, yol gösterme ortamı olmalıdır. Bunun yanında kamuya yol gösterecek, danışmanlık yapacak bir Kamu Özgür Yazılım Merkezi kurulmasında yarar var.

LKD olarak Özgür Yazılım kültürünün yayılması, topluluğun buluşması için yoğun bir çaba harcıyoruz. Çeşitli Ulusal Politikalar konusunda da çalışmalar yapıp, bildiriler yayınlayıp, kampanyalar yapıyoruz. Gücümüzün olduğu ölçüde bunları artırmanın yollarını araştırmalıyız. Ülkemizde 180 civarında Üniversite var. Her birinde yılda bir etkinlik yapmak bile başlı başına ciddi bir çaba harcanmasını gerektiriyor. Her üyenin yılda en az bir etkinliğine katkıda bulunma hedefi olmalıdır. Bilgisayar Meslek Liseleri ve Bilgisayar/Bilişim Meslek Yüksek okullarını hedeflemeliyiz.

Bunun ötesinde Türkiye İnterneti ve Bilişim sektöründe Özgür yazılım kullanımı ve önündeki engelleri izlemeli, yıllık raporlar yayınlamalı, kampanyalar düzenlemeliyiz. Örneğin, W3C standartlarına uymayan kamu weblerini tespit edebilmeli, ilgili kurumları uyarmalı, bu konuda istatistikler yayınlamalı, özgür yazılım ürünlerin yaygınlığı ölçmeye yönelik çalışmalar yapmalıdır.

LKD Ülkemizde Özgür Yazılımın önderliğini, kardeş STK’larla dayanışma içinde yapmaktadır. Bu çorbada tuzu bulunanlara teşekkürler.