İnternetime Dokunma!

15 Mayis 2011 yürüyüşü için kaleme alındı. Cumhuriyet Bilim Teknoloji 5 haziranda yayınlandı.

Bizler Sivil Toplum Kuruluşları, İnternet Girişimcileri, Blog Yazarları, web sitesi shipleri, kısaca İnternet kullanan yurttaşlar olarak BTK’nın hazırladığı ve 22 Agustosta yürürlüğe girecek “Güvenliği İnternet” yönetmeliğini ülkemiz İnternetine zarar vereceğini, internet üzerinde kapsamlı bir izleme ve sansur yapısı kuracağını düşünüyoruz. Demokratik haklarımızı kullanarak BTK’yı protesto ediyoruz, tüm toplumu da uyarıyoruz.

BTK’nın İnternet konusunda uygulamalarını, tutarsız, hukuka aykırı, çoğunlukla pire için yorgan yakmak olduğunu; İnternetin önünü açmak yerine ona sürekli zarar verdiğini düşünüyoruz.

Kanımızca, BTK İnternetin ne olduğunu anlıyamadığı için, eline aldığı balyozla, çakacak çivi arayan bir görüntüyle, kendi kafasınca zararlı bulduğu her şeyi her ne pahasına olursa engellemek azmiyle hareket ediyor. Bu arada Anayasamızın temel ilkeleri, evrensel hukuk ilkeleri, Avrupa Insan Hakları Sözleşmelerinin çiğnemiş umurunda değil. BTK’nin temel görevi, ülkemiz telekom sektöründe adil rekabeti sağlamaktır. BTK’nın bunu sağlayamadığı Devlet Denetleme ve Avrupa Birliği raporlarında,fiyat ve kapasite karşılaştırmalarında görülmektedir. Düzenleyici bir kuruluş olan BTK’nın, günlük operasyonlara girmemesi gerekirdi; girince de camcı dükkanına giren fil gibi ortalığı yıkıp duruyor.

“Güvenli İnternet” yönetmeliği demokratik bir süreçte hazırlanmamıştır. Bunun gerekçesi, işleyişi, yapılabilirliği, bilimin ışığında açık ortamlarda tartışılmamıştır. Sivil toplum kuruluşları 4 yıldır 5651 ve bu bakış açısıyla mücadele ediyoruz. Sağır kulaklara seslenip duruyoruz.

Ülkemiz, dünya deneyimlerini dışlayarak, kendi başına dünya İnternetine kurallar getirmeye çalışıyor. Youtube yasağının 3 yıla yakın sürmesinin ana nedeni buydu. 5651 çıkarken “kirli bilgi”yi temizleyip, yurttaşa sunmayı hedeflemişti. Demokratik hukuk devletinde devlet kendi bakış açısını, kendi normlarını vatandaşa empoze etmeye çalışmaz. Vatandaşın kendi fikrini oluşturmasının ortamını sağlar; vatandaş neyin temiz neyin kirli olduğuna, neyin iyi neyin kötü olduğuna kendi özgür iradesiyle karar verir. Bunun icin de temel koşul basın ve ifade özgürlüğünün tam olmasıdır.

İnternet, sanayi devrimi boyutlarında bir gelişmeyi temsil etmektedir. Bütün
dünya, internetin başı çektiği Bilgi Toplumuna geçişin sancılarını çekiyor;
sektörler yeniden yapılıyor, bazıları çöküyor, yeni sektörler, yeni meslekler
doğuyor. Böyle köklü bir değişim sancılı ve uzun süreçle gerçekleşecektir.
İnternet yaşamın tüm boyutlarını etkilemekte, sınırları yok etmektedir.
Bunun sonucunda İnternet’de “Milli”, “yurtiçi” gibi kavramlar anlamını
yitirmektedir. İnternet tüm dünyaya açılan bir pencere ve sokaktır. Tüm
yurttaşların nitelikli ve güvenli internet kullanımını teşvik etmek, bunun
ortamını oluşturmak tüm toplumun görevidir. İnternetin sorunlarını bir
yönetmelikle çözmeye kalkmak, gerçekçi değildir. Çözüm insan odaklı, dinamik, öğrenen ve esnek olacaktır.

Önerilen, çocuk, aile ve yurtiçi çözümleri, BTK’nın dünya İnternet literatürüne katkısı olacaktır; bir şeyin nasıl yapılmamasının güzel örnekleri olacaktır. BTK, kendi görev alanı dışına çıkınca, İnternete ciddi zarar vermektedir. Tanımı hiç yapılmayan, yurtiçi profili, ticareti düzenlemek demektir; ülkemizin taraf olduğu uluslarası anlaşmaları çiğnemek demektir. Adil rekabeti sağlamakla görevli bir kurumun, rekabeti yok etmesidir.

Çocuk profili, cocukların girebileceği web adresleri listesidir. Dünya üzerinde şu anda 325 milyon web var. BTK hangi insan gücüyle, hangi bilimsel yetkinlikle, hangi demokratik yetkğiyle, bizim çocuklarımızın sadece buralara girebileceğini belirleyecek, bunları güncelliyecektir? Ülkedeki, değişik sosyo kültürel grupları farklı gelişme seviyesindekilere nasıl hitap edecek? Hangi dilleri esas alacak ? Çoçuk profilinin pedofiller için bir av ortamı olması tehlikesinin sorumluluğunu alacak mı ? Gençler, bilgisayar konusunda anababalardan daha yeteneklidir. Şifreleri kırıp, anababalarını atlattıklarında, BTK anababalara ne diyecektir. BTK bu konuda bir şeyler yapacaksa, MEB ile işbirliği yapıp, Türkçe içeriğin artmasına katkıda bulunsun, portallar oluşmasına yardımcı olsunlar. Kişisel bilgisayarlarda kullanılabilecek filtre yazılımları açık kaynak olarak üretsin, yarışmalar yapsın, ortaya çıkan iyi seçenekleri ücretsiz dağıtsın, eğitimlerini versin. Ana Babaları bu konuda eğitmine katkıda bulunsun.

Sorunun çözümü insanı temel alıp, diyalog, öğrenme ve kendini geliştirmekten geçiyor. Devletin yasakcı refleksinden kurtulup, insana güvenen, fikir ve ifade
özgürlüğünü temel alan, farklı ve aykırı düşünceleri yeşerten, bir toplum
yaratmaya çalışmalıyız. Merakı, bağımsız davranmayı, sorumluluk almayı,
sorgulamayı, girişimciliği teşvik etmeliyiz. Bilgi Toplumunun bireyleri böyle
bireyler olacaktır. BTK’nin temsil ettiği sansürcü bakış açısı, Türkiyenin AB
projesiyle, dünya ile bütünleşme çabalarına, “bu ne perhiz, bu ne lahana
turşusu” dedirtecek kadar ters düşmektedir.

Gelin, İnterneti kendimizi geliştirmek, birbirimizi anlamak, daha katılımcı, saydam bir toplum oluşturmak, toplumsal denetimi artırmak, demokrasimizi geliştirmek, ülkemizi geliştirmek için kullanalım!

İnternet Yaşamdır, Sansürlenemez!