AB 2013: Akdeniz’de Bilişim Fırtınası

15. Akademik Bilişim Konferansı 23-25 Ocak 2013 tarihlerinde gerçekleşti. Konferans açılışında yaptığım konuşmanın biraz genişletilmiş halini sunuyorum.

Bu Konferans Neyi Amaçlıyor ?

Akademik Bilişim Konferansını İnternet ve Bilişimin getirdikleri açısından değerlendirmek gerekir. Bizler, İnterneti Sanayi Devrimi boyutlarında bir gelişme olarak görüyoruz. İnsanlık İnternetin tetiklediği yeni bir toplum biçimine, Bilgi Toplumuna, geçişin sancılarını ve çalkantılarını yaşamakta. Sektörler yeniden yapılanmakta, meslekler yeniden şekillenmekte, ekonomiler ve toplumsal yapı yeniden düzenlenmektedir. Sosyal ağlar milyonları örgütlemekte, rejimleri sarsmakta, yer yer devirmeye vesile olmaktadır. Sosyal ağlar halkla ilişkiler, tanıtım, pazarlama, iletişim ve örgütlemeyi yeniden tanımlamaktadır. İnternetin temsil ettiği değişim, bağımsız ve yaratıcı bireyleri öne çıkartmakta, hiyerarşik olmayan ve ağ yapılarını içeren toplumsal modelleri öne çıkartmakta; katılımı ve saydamlığı, demokrasiyi, gelişmenin önemli bir parçası ve etmeni olarak öne çıkartmaktadır.

İnternetle somutlaşan bilgi ve iletişim alanındaki gelişmeler, üniversitelerin konumunu; teknoloji politikalarını, ar-ge, inovasyon, uzakten ağitim, ömür boyu eğitim gibi kavramları yeniden tanımlamaya zorlamaktadır. Bu değişim, hayatın her boyutunu köklü olarak değiştirmeye başlamıştır. Bu değişim ülkemizi de bilim ve bilgi ağırlıklı bir rotaya girmeye, bir başka deyişle, Bilgi Toplumuna yönelmeye zorluyor. Bu değişimler köklü değişimlerdir. Nasıl sanayi devrimi sancılı olduysa, Bilgi Toplumuna dönüşüm de uzun ve sancılı olacaktır

Bu konferans dizisini İnternetin tetiklediği bu değişime ve bu meydan okumaya Türk Üniversitelerinin cevabının arandığı ve oluşturulduğu bir platform olarak görüyoruz. Akademik Bilişim Konferansı Türkiye’de İnternet Konferansının türevi olarak ortaya çıktı. İnternet Konferansında Üniveristelerin sorunlarına yönelik otuurmlar hep olurdu. 1997′de “Akademik Bilişim” adlı bir bildiriyi “Bilişiş Zirvesinde” sunmuştuk. inet-tr’98 de Üniversitelere yönelik bir konferansın, “Akademik Bilişim” Konferansı fikrini onay aldı. Bu konferans dizisi, üniversitelerde bilgi teknolojileri konusunda ilgili grupları bir araya getirerek, bilgi teknolojilerini tüm boyutlarıyla tartışmak, tecrübeleri paylaşmak, ve ortak politika oluşturmak amaçlarıyla 1999′da ODTÜ’de başladı. Bu nedenle, bilimsel bildirilerin yanında, seminer, çalıştay ve paneller, teknoloji bildirileri, özel sektör deneyimleri ve konferans öncesi kurslar önemli yer tutmaktadır.

Akademik Bilişim Konferansı, büyük şehirlerin dışında, Anadolu Üniversitelerini dolaşmaktadır. ODTÜ sonrasında sırasıyla, İsparta Süleyman Demirel, Samsun Ondokuz Mayıs, Konya Şelçuk, Adana Çukurova, Trabzon KTÜ, Gaziantep, Denizli Pamukkale, Kütahya Dumlupınar, Çanakkale Onsekiz Mart, ŞanlıUrfa Harran, Muğla, Malatya İnönü, ve Uşak Üniversitelerinde yapıldı. Konferans yapıldığı şehri bir Bilişim Fırtınası ile sarsmaya çalışmaktadır. Konferans üniversitelere yönelik gözüksede internet ve bilişimle ilgilenen herkese açık ve ücretsizdir. Öğretmenler, lise öğrencileri, ana babalar, iş dünyasına kapımız açıktır. Meslek odaları, ticaret ve sanayi odaları, baroları da aramızda görmek isteriz. Basın ve TV’leri de bu Bilişim Fırtınasına çekmek isteriz. Zaman zaman, Liselerde konferans, kamu çalışanlarına yönelik seminer, panel, Ana babalara yönelik internet güvenliği, Ticaret Odası ve Orgenşze sanayi bölgelerinde e-ticaret, e-imza seminerleri yapıldı. Yerel TV ve radyolarda çeşitli pogramlar yaptığımız da oldu. AB’de katılan firmaların oluşturduğu Bilişim Fuar’ı şehrin gördüğü en büyük Bilişim Fuarı olarak gerçekleşmektedir.
Konferansı ve Fuarı şehre yeteri kadar tanıtamadığımızı kabul etmek gerekir.


Türkiye Bilgi Toplumu Yarışında Nerede ?

Ülkemizdeki durumu ben “parçalı bulutlu” olarak görüyorum. ülkemizde hatırı sayılır bir internet kullanımı, önemli uygulamalar söz konusu. Önemli gelişmelere rağmen, Ülkemiz bir bütün olarak, işin boyutlarını kavramış, katılımcı mekanizmalarını kurmuş, strateji ve eylem planını yapmış, emin adımlarla ilerleyen bir görüntü veremiyor. Kaba cizgilerle dünya ortalamasını yakalamış, ama AB ve OECD’de genel olarak en geride bir konumdayız. Bazı indekslerde ilk 50′de olsak bile, kardeş indekslerde 70′lerde, 90′larda hatta 120′lerdeyiz. Rekabet indeksinde biraz ilerledik, 43. olduk, ama inovasyon indeksinde 73′ye geriledik. ITU’yunun indekslerinde Avrupada 36/37 konumundayız. Fiyat sepetinde 65/155 konumdayız. BM e-devlet indeksinde 80/192, bas1n özgürlüğünde 148., kadın erkek eşitliginde 120/140′lerdeyiz. Halkımızın %48′i internet kullanıyor; ama %52 hiç internet kullanmamış. Erkekte 58, 67,37 olan oranlar kadınlarda 37, 46, 16 oranında. Bir başka deyişte kırsal kesimde kadınlar sadece %16′sı internet kullanıyor. 2006-2010′u kapsayan, ama coğumuzun farkında olmadığı bir strateji ve eylem planımız vardı; büyük ölçüde eylemler bitmedi. 2013 de yenisi için çalışmalar yeni başladı.

Ülkemizde son zamanlara ar-ge ve inovasyona yönelik önemli teşvikler gündemde. Ülkemizinde bu konudaki çabalarda İnsan gücü, rekabet, ve özgürlük boyutları eksik. Örgütlenme, ve katılımcı yapılar, yönetişim büyük ölçüde eksik. Bilişim örgütleri kalite insan gücü yerine ucuz insan gücü peşinde. Enerjimizi ana sorunlar yerine marjinal sorunlara harcıyoruz. İnternet gündemimizi yasaklar ve filtreler oluşturuyor. Kısaca, Türkiye gemisinin rotasını Bilgi Toplumuna henüz döndüremedik!

Ülkemizin gündeminde olan Fatih ve Pardus Projesi hakkında bir kaç noktaya değinmek istiyorum. Fatih projesi çok endişe verici bir şekilde gelişiyor. Ortada kapsamlı bir yol haritesi ve yönetim gözükmüyor. İnternete kapalı tabletlerin mantığını anlamak mümkün değil.

Pardus projesi, amaçsız bir şekilde kendi haline bırakılmış durumda. Bu, ülkenin özgür yazılım konusunda tutarlı bir politikası olmadığının göstergesi.


İnternet Tehdit Altında

Her devrimsel gelişmede birileri kaybeder, birileri kazanır. Kaybetme korkusunda olanlar değişime direnir. Ansiklepodiler kaybetti, bilimsel dergiler yavaşta olsa kaybediyor. Sayısal ürünlerde marjinal maliyet ve dağıtım maliyetinin pratik olarak sıfır olması, Fikri Haklarda ciddi bir sorunu yarattı. Film, Muzik ve İlaç endüstrisinin başı çekmesiyle, İnternet’e Fikri Haklar nedeniyle ciddi bir saldırı var. PIPA, SOPA tasarılarının ardından ACTA, CISPA ve ITU ile, hukukun evrensel ilkelerini çiğneyen uygulamalara kapıyı açan bir bakış açısı öne çıkıyor: “korsan” bahanesiyle, yargısız infaz ile orantısız cezalandırma. İnsanlık, yaratıcılığı teşvik etmek zorunda, ama bu değişen teknolojiler ışığında geniş kitlelerin hayati çıkarlarını gözönüne alarak makul bir düzeyde olmalı.

İnternetden Korkmayın!

İnternet yaşamın her boyutunu değiştiriyor; bir devrimsel değişimin temsilcisi. Teknolojiler ise kaygan. Bu değişimi zapturapt altına almak hem zor, hem de tehlikeli; önemli gelişmeleri engellemek söz konusu. Bu nedenle, düzenlemelerin, asgari, platformdan bağımsız, yavaş ve çok dikkatli yapılması gerekir. İnternet, sosyal ağlarla, yeni medyayla, kitlesel projelerle, pek çok insanı tedirgin ediyor. Biz diyoruz ki, İnternetden Korkmayın! Onu öğrenin! Olanaklarını ve olası risklerini öğrenin. İnterneti kendinizi geliştirmek, işinizi geliştirmek, daha iyi yapmak, daha iyi dünya vatandaşı olmak için kullanın. Nasıl elektriği, telefonu kullanıyorsanız, interneti de aynı ölçüde doğal, yaşamın bir parçası olarak kabul edin. Kendinizi özgürleştirmek, yenilemek için kullanın. Demokrasiyi geliştirmek, bir yurttaş olarak katkınızı göstermek için kullanın, toplumsal katılım ve denetim için kullanın.

Seminer ve Kurslar

Bu konferans dizisinde eğitim seminerleri önemli bir rol oynamıştır. Bilişimci yetiştirmenin, yeni gelişmeleri aktarmanın, insanların ellerini kirletmekten geçtiğini bildiğimiz için hem konferans öncesi hemde konferans sırassında eğitim seminerlerine yer veriyoruz. Konferans öncesi eğitimler önceleri 1 gün, 1 salonda 30-40 kisinin eğitimiyle başladı. Sonraları gelişti. Çok sayıda yeni üniversite kurulduktan sonra 4 günlük kursalara başladık. O da tek salonda başladı. Bu konfereransta 14 konuda seminer listesi ile başladık. Bunlar, başlangıç, orta ve ileri düzeydeydi. Kurslar önceliklerle üniverste ve kamu personeline yönelik olarak düşünüldü ise herkese açıktı. 2 konuya talep yoktu. Sonuçta, 530 öğrenciye 12 konuda 15 salonda eğitim verdik. Kursların ve eğitim seminerlerin ana teması Linux, açık kaynak ve Özgür Yazılımlardır. Bizler, bunların ülkede bilişimin gelişmesi, rekabet gücü, istihdam, tasarruf, güvenlik açılarından önemli olduğunu düşünüyoruz. Kursların gerçekleşmesinde Linux Kullanıcıları Derneği ve PHP Geliştiricileri Derneği emeği geçmiştir.


Özgür Yazılıma Eşit Şans Tanıyın !

Açık kaynak ve özgür yazılım konusunda Üniversitelere önemli görevler düşmektedir. En başta temel bilişim eğitimin markadan bağımsız, kavram temelli eğitim olması gerekir. Bu eğitim öğrenciyi tüm seçeneklerle çalışabilir konumuna getirmesi gerekir. Daha temelde, MEB’in temel bilişim eğitimini yüzeysel ve tekele odaklı eğitimden vazgeçip, kavram temelli; konunun etik, estetik, güvenlik, mahremiyet boyutlarınıda kapsayan temel mantığını, olanak ve sınırlarını anlatan kademli bir eğitimi gündeme alması gerekir.

Her üniversite öğrencisinin Linux ve özgür yazılımlara tanışmış olması gerekir. Üniversitenin kendisinin markalara bağımlı olmadan, tüm seçenekleri fayda, maliyet, taşınabilirlik, bakım gibi kriterler açısından değerlendirerek seçim yapmasını gerekir diye düşünüyoruz. Üniversitelerin açık kaynak’in yanında, Açık Erişim ve Açık Ders Malzemesi projelerini daha yakından takip etmesi ve desteklemesi gerekir. Üniversitelerin, ülkede bilgi birikimine ve insan gücü yetiştirmeye katkıda bulunması gerekir. Bu bakımdan, hem özgür yazılımlara destek olması, hemde internet servislerini kendisi çalıştırması gerekir.

Konferansta, 14 Panel/Forum/Çalıştay/Davetli oturum, 25 seminer ve 7 Teknoloji sunumu oturumu gerçekleşecektir. Türkiye İnternetin ilginç deneyimlerin paylaşıldığı 5 Başarı Öyküsü oturumları yapılıyor. Toplam 60 Bildiri oturumunda 260 bildiri sunulacaktır. Oturumlar arasında, e-öğrenme, güvenlik, yazılım, yeni medya, inşaat ve mekansal bilişim, Tıp, Tarım, e-ticaret, gömülü sistemler, Temel Bilişim Eğitimi, Temel Bilimlerde Bilişim, İnternet Hukuku, Mobil, Üniversite , Açık Üniversite ve Sosyal Ağlar oturumları göze çarpmaktadır.

Biz, düzenleyiciler için, bu konferansı bildiri sunma ve yayınlamanın çok ötesinde bir bilgi ve deneyim paylaşımı, fikir kıvılcımlarının aktarıldığı, ortak sorunların tartışıldığı, ve çözüm arandığı bir ortam olmasını hedefliyoruz. Esas olan diğer bildirileri dinleme, tartışmaya katılmadır; bildiri sunma buna vesile olduğu için önemlidir. Bir konferans aynı zamanda sosyal bir birlikteliktir; yeni dostlukların, ortaklıkların, projelerin ortaya çıktığı ortamlardır. Tüm katılımcıların 3 gün boyunca konferansta kalmasını, tartışmalara katılmasını, istiyoruz.

Biz, İnterneti çok önemsiyoruz. Bu konferansları da ülkemizde üniversiteler ve internetin gelişmesine katkı verecek bir platform, ortak akıl için bir ortam olarak tutmaya çalışıyoruz, çalışacağız, bu davet bizim!

Katkı veren herkese tekrar teşekkür eder, başarılar dilerim.